Program 6 Eylül’de yürürlüğe girdi
2027–2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’nin 1. mükerrer sayısında 11752 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yayımlandı. Strateji ve Bütçe Başkanlığı da aynı gün programın tam metnini ve basın duyurusunu kamuoyuna açtı. Belge, gelecek üç yıl için ekonomi politikasının hedeflerini, tahminlerini ve önceliklerini bir araya getiriyor; açıklanan sayılar bugünkü gerçekleşme değil, program döneminde ulaşılması amaçlanan patikayı gösteriyor.
Programın başlangıç noktası olan 2026 gerçekleşme tahmininde büyüme yüzde 3,3, yıl sonu tüketici enflasyonu yüzde 28,4, işsizlik yüzde 8,1 ve cari açığın millî gelire oranı yüzde 2,6 olarak yer alıyor. Bu değerler de yıl tamamlanmadan hazırlanmış tahminlerdir. Yıl sonu resmî verileri açıklandığında programdaki tahminlerle gerçekleşmelerin ayrı ayrı karşılaştırılması gerekecek.
Büyüme ve enflasyon için kademeli hedef
OVP’de reel büyümenin 2027’de yüzde 4,2, 2028’de yüzde 4,6 ve 2029’da yüzde 5 olması hedefleniyor. Yıl sonu TÜFE hedefleri aynı yıllar için sırasıyla yüzde 21, yüzde 13,5 ve yüzde 9. Bu iki seri, büyümenin hızlanmasıyla enflasyonun yavaşlamasının aynı dönemde sağlanmak istendiğini gösteriyor. Program metni bu dengeyi verimlilik artışı, üretim kapasitesi, yatırım ortamı ve rekabet gücü başlıklarıyla ilişkilendiriyor.
Hedeflerin birlikte okunması önemli. Enflasyon hedefinin düşmesi fiyat düzeyinin eski seviyesine döneceği anlamına gelmiyor; fiyat artış hızının yavaşlaması amaçlanıyor. Büyüme hedefi de tek başına hane gelirindeki veya her sektörün üretimindeki aynı oranlı artışı ifade etmiyor. İzleme sırasında manşet büyümenin yanında yatırım, sanayi üretimi, istihdam ve kişi başına gelir göstergelerinin kendi dönemleriyle değerlendirilmesi gerekecek.
İstihdam artışı ve işsizlik patikası
Program, istihdamın 2026 için tahmin edilen 32 milyon 579 bin kişiden 2029’da 34 milyon 711 bin kişiye çıkmasını öngörüyor. Basın duyurusu bu farkı yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam olarak özetliyor. İşsizlik oranının ise 2027’de yüzde 8, 2028’de yüzde 7,8 ve 2029’da yüzde 7,6 olması hedefleniyor.
İstihdam düzeyi ile işsizlik oranı farklı ölçülerdir. Yeni işlerin sayısı artarken işgücüne katılım ve çalışma çağındaki nüfus da değişebilir. Bu nedenle hedeflerin gerçekleşmesini değerlendirirken yalnız toplam istihdamı değil, işgücüne katılımı, kadın ve genç istihdamını, sektör dağılımını ve çalışma koşullarını da izlemek gerekir. Program hedefi, tek başına bütün bu alt başlıklarda sonuç alındığını kanıtlamaz.
Dış denge ve bütçe hedefleri
Cari açığın 2027’de 38,5 milyar dolar, 2028’de 37 milyar dolar ve 2029’da 35,5 milyar dolar olması bekleniyor. Millî gelire oran olarak patika sırasıyla yüzde 1,9, yüzde 1,8 ve yüzde 1,6. Turizm gelirinin 2029’da 78,5 milyar dolara, mal ihracatının 316 milyar dolara ulaşması; enerji ithalatının ise 61 milyar dolara gerilemesi öngörülüyor. Bu tablo dış denge hedefinin ihracat, hizmet geliri ve enerji maliyeti kanallarına dayandığını gösteriyor.
Merkezî yönetim bütçe açığının millî gelire oranı için hedefler 2027’de yüzde 3,5, 2028’de yüzde 3,1 ve 2029’da yüzde 2,8. Nominal açık tutarları aynı dönemde 3 trilyon 865 milyar liradan 4 trilyon 359,5 milyar liraya yükseliyor. Bu iki hareket çelişkili değil: Ekonominin cari fiyatlarla büyüklüğü değiştiğinde nominal tutar artarken oran gerileyebilir. Mali görünüm değerlendirilirken nominal açık, millî gelire oran, faiz gideri ve gelir kompozisyonu birlikte okunmalı.
Bundan sonra gerçekleşme takvimi izlenecek
OVP, yapay zekâ, yarı iletkenler, robotik, yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlarda üretim kapasitesini geliştirmeyi; yüksek katma değerli üretim ile ihracatı artırmayı öncelikler arasında sayıyor. Bir politika başlığının belgede yer alması uygulamanın tamamlandığı anlamına gelmiyor. Takvim, bütçe kaynağı, mevzuat adımı ve ölçülebilir çıktı açıklandıkça hedeflerin hangi araçlarla desteklendiği görülebilecek.
EkoSinyal, programı yalnız son yıl hedefiyle değil ara yıllardaki gerçekleşmelerle izleyecek. Enflasyon, büyüme, istihdam, cari denge ve bütçe göstergelerinde resmî veri açıklandığında hedef ile gerçekleşme aynı dönemde karşılaştırılacak; revizyonlar ayrıca belirtilecek. Böylece program metni, tek günlük bir manşet olmaktan çıkıp hangi varsayımın tuttuğunu ve hangi alanda yeni tedbir gerektiğini gösteren bir izleme çerçevesine dönüşebilir.
